SÖZ Bilirsiniz sözümde hep durmuşumdur duracağım Sevgilime sözverdim ben yirmi yıl yaşayacağım Düşmanlarım sevinmesin yirmi yıl sonra yok diye Belli değil yirmi yıla ne zaman başlayacağım Aziz NESİN
AY Yürek kemiğiyle lades tutuşuyor iki çocuk! misafir oyuncu bir terkediş biçimi ile ellerim vücudunun prömiyeri! Aynı ahır adına koşan acılarımız var bizim! amatör balıkçının leğeninde iki istavritiz seninle ölüme beş...
NE ÇOK Seni ne çok kedi tırmalamış anne camlara baktım ordamısın hala dün akşam haydutlar bıçaklamış bir karanfil kaçamamış vurmuşlar ölememiş solmuş seni ne çok iğfal etmişler anne her yerin delik...
Mapus damı bana çok şey öğretti Ama en çok sabretmeyi Yalnızken kalabalık olmayı Kalabalıktayken de kendimle kalmayı Ve sürekli kavga edip Durmadan kendimle barışmayı Hiç gocunup yüksünmeden İhanetlere katlanmayı Beş metrede beşbin...
İçme, ilk yudumda zehirler seni Bahtın kadehime döktüğü şarap. Her akşam koynunda uyutur beni, Her sabah alnımdan öper ızdırap. Sen, yirmi yaşında bir baharsın ki Gölgende neş'enin rüzgârı...
Hey Çamlıca mehtâbı ne olmuş sana öyle?.. Küskün duruyorsun. Bir şey kuruyorsun. Seyrinle ıyan et bana, ilhâm ile söyle: Aksetmede âlâm-ı vatandan mı bu halet?.. Anlat; bu tahavvül neye etmekte...
Sen istinyede bekle ben burdayım İçimde köpek gibi havlayan yalnızlığım Çünkü ben buradayım karanlıktayım Belki gelmem gelemem beş dakika bekle git Çünkü elimi kestim...
Benim doğduğum gün Günler uzamaya başlar Öyle bir öleceğim ki Geceler uzamaya başlayacak Ve öyle bir öleceğim ki Günlerle gecelerden başka Hiçkimse öldüğümü anlamayacak Aziz Nesin
Bir günümüz bile sensiz geçmezken Şimdi mezarına hasretiz anne... Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin Bir yığın toprakla bir...
Mevki Viyana Bir darbe-i ma'kus ile düşmüş o yana Hep tersine dönmüştür onun giydigi şeyler Hem bid-defaat! Onlarla yatip kalkar imiş kendisi söyler Vaktiyle bütün Pul'da yapilmişsa da heyhat! Cümlesi...
AŞKIN ALDI BENDEN BENİ Aşkın aldı benden beni / bana seni gerek seni Ben yanarım dünü günü / bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim / ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum...
Lisan Güzel dil,Türkçe bize Baska dil, gece bize İstanbul konusması En saf, en ince bize Lisan sayılır öz Herkesin bildiği söz Manası anlasılan Lügata...
Yetişir Beni hatırladıkça Arasıra gönlümü al Sokakta görünce, gülümse Yanıma yaklaş, Az elin elimde kal. Evine misafir geleyim, Kahvemi sen pişir. Taze doldurulmuş...
Yıldız Dağı Gelmiş iken bir habercik sorayım Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın Gerçek erenlere yüzler süreyim Niçin gitmez Yıldız Dağı dumanın Alçağında al...
Gittin İçimde Kaldı Ayrılık Gittin Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı Dudaklarımızda sıradan sözcükler Vedalaşmayı bile beceremedik Son bir bakış kaldı arkanda Kalabalığa karışan Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü Gittin. İçimde Yığınlarca...
Korktuğum Şey Gün çekildi pencerelerden; Aynalar baştan başa tenha. Ses gelmez oldu bahçelerden; Gök kubbesi döndü siyaha. Sular kesildi çeşmelerden; Nerden dolacak bu taş nerden, Nergislerin açtığı yerden Ey kuş uçurtmayan ejderha? Ne yardan...
Mevlana Sararken alnımı yokluğun tacı Silindi gönülden neşeyle acı Kalbe muhabbette buldum ilacı Ben de müridinim işte Mevlana Edebe set çeken zulmeti deldim Aşkı içten duydum, arşa yükseldim Kalpten temizlendim, huzura geldim Ben...
Çekil Git Çekil git artık düşlerimden, Bıkıp usanmadın mı benden artık? .. Gözlerimden, yüreğimden, içimden, ...ve varolan her şeyimden, git artık... Dokunma, kirletirsin...
MAVİ GEZİ Mavi gezi bir ağaçtır Dalları deniz. Mavi gezi bir bahçedir Gülleri deniz. Mavi gezi bir gelindir Telleri deniz. Mavi gezi bir beşiktir Bebeği deniz. Bebeğimin: gözleri deniz elleri deniz dişleri deniz. Mavi gezi bir...
EŞREFOĞLU Eşrefoğlu al haberi Bahçe biziz, gül bizdedir Biz ol Mevla'nın kuluyuz Yetmişiki dil bizdedir Arı vardır, uçup gezer Teni tenden seçup gezer Canan bizden...